Bir gebeliğe son vermek zor ve çok boyutlu bir karardır. Kürtaj (gebelik sonlandırma) kararı alınmasında tıbbi zorunluluklardan, psikolojik ve toplumsal etmenlere kadar birçok farklı neden önemli rol oynar.
Tıbbi ve Sağlık Kaynaklı Nedenler
- Anne Hayatını Riske Atan Hastalıklar: Dış gebelik, rahim ağzı kanserleri veya annedeki ciddi kalp, akciğer ve böbrek hastalıkları.
- Fetal Anomaliler: Yapılan testlerde bebeğin kendisinde önemli fiziksel ya da akli bozukluklar (anomaliler) saptanması durumu.
- Dış Etkenlere Maruziyet: Gebeliğin ilk aylarında yoğun "X" ışınlarına (radyasyon) maruz kalınması, zehirli kimyasal maddelerden zehirlenme, fetüse zararlı ağır ilaç kullanımı veya bebeğin yaşamını tehlikeye sokacak ciddi kazalar yaşanması.
Tıbbi risklerin bulunduğu bu gibi durumlarda dahi son karar her zaman aileye aittir. İlgili çift, doktorun sunduğu tüm riskleri bilerek gebeliği sonlandırabilir veya riskleri göze alıp gebeliği sürdürme kararı verebilir.
Psikolojik, Sosyolojik ve Ekonomik Nedenler
Tıbbi zorunlulukların dışındaki kürtaj isteklerinde genellikle kadının içinde bulunduğu ruhsal durum, aile yapısı ve sosyo-ekonomik etmenler büyük rol oynar.
- Kadının kendini henüz bir "anne" olarak hazır hissetmemesi veya annelik sorumluluğundan korkması.
- Kariyer hedefleri ve mesleki yaşamın sekteye uğraması endişesi.
- Ekonomik yetersizlikler; halihazırda çocukları olan ailelerin yeni bir çocuğun bakım masraflarını karşılayamayacaklarını düşünmeleri.
- Evlilik dışı gelişen gebeliklerin, toplumun örf ve adetleriyle veya mevcut yaşam düzeniyle bağdaştırılamaması.
Özellikle evli olmayan kadınlar için plansız bir gebelik ciddi mali ve duygusal buhranlar yaratabilir. Bir çocuğun büyümesi büyük bir özen ve zaman gerektirir. Bunu meslek hayatıyla birlikte tek başına yürütmek anne için oldukça güçtür. Ancak yine de, günümüzde bilinçli olarak anneliği seçen ve aile kurmadan çocuğunu kendi büyütmek isteyen kadınların sayısı da azımsanmayacak düzeydedir.
İstenmeyen Gebeliklerin Çocuk Üzerindeki Etkisi
Anne ve babanın bir çocuğu fiziken ve ruhen isteyip istememesi, yalnızca ebeveynler için değil, o çocuğun gelecekteki yaşam kalitesi için de hayati önem taşır.
Bilinçli Korunma ve Aile Planlaması
Eğitim düzeyi yüksek olan ve aile planlaması (doğum kontrol) yöntemleri hakkında yeterli bilgiye sahip olan kadınlar, kendi doğurganlıklarını yönetebildikleri için istenmeyen gebeliklerle karşılaşma oranları çok daha düşüktür. Bu da doğal olarak kürtaja duyulan gereksinimi azaltmaktadır.